KKTC

Ekonomik Örgütler Platformu'ndan Cumhurbaşkanı Erhürman'a destek ve teşekkür

Kıbrıs Türk Ekonomik Örgütler Platformu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin mülkiyet meselesini siyasi baskı ve cezalandırma aracı olarak kullandığı yönündeki uygulamalara karşı sergilediği kararlı tutumu desteklediklerini açıkladı.

Platform, Erhürman'ın hukuka dayalı ve toplumun tüm kesimlerini sahiplenen yaklaşımını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek kendisine teşekkür etti.

Platform tarafından yapılan yazılı açıklamada, bugün hedef alınan kesimin yalnızca müteahhitler ya da emlak sektörü olmadığına dikkat çekilerek, "Hedef alınan; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yürürlükteki yasalarına güvenerek yaşayan, yatırım yapan, çalışan ve mülk edinen herkesin hukuk güvenliğidir." ifadelerine yer verildi.

Uluslararası hukuk vurgusu

Açıklamada, uluslararası hukukta da bu gerçeğin karşılık bulduğu ifade edilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Demopoulos ve Diğerleri/Türkiye kararına dikkat çekildi. Söz konusu kararda Taşınmaz Mal Komisyonu'nun etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiği ve mülkiyet uyuşmazlıklarının öncelikle bu mekanizma içerisinde çözülmesi gerektiğinin açıkça ortaya konulduğu belirtildi.

Platform ayrıca Avrupa Birliği'nin 10 No'lu Protokolü'nün, Kıbrıs sorunu çözülünceye kadar Avrupa Birliği müktesebatının adanın kuzeyinde askıda olduğunu kabul ettiğini ve kuzeyde farklı bir hukuki düzenin varlığını Avrupa Birliği hukukunun bir parçası haline getirdiğini kaydetti.

Açıklamada, 1975 III. Viyana Nüfus Mübadelesi Anlaşması ile 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmalarının da iki toplumlu çözüm anlayışını ve adadaki fiili gerçekliği uluslararası zeminde kayıt altına aldığı ifade edildi.

"2004'te verilen sözler unutulmamalı"

Ekonomik Örgütler Platformu, 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının Annan Planı'na "evet", Rum tarafının ise "hayır" demesinin ardından uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların hafifletileceği yönünde verdiği sözlerin bugün unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada ayrıca, ABD mahkemelerinde görülen ve kamuoyunda "Tomazos kararı" olarak bilinen değerlendirmelerin de Kuzey Kıbrıs'taki fiili hukuki düzenin ve burada faaliyet gösteren kurumların tamamen yok sayılamayacağını ortaya koyduğu ifade edildi.

Benvenisti'nin görüşlerine atıf yapıldı

Platform, dünyanın önde gelen uluslararası hukukçularından Prof. Eyal Benvenisti'nin son dönemde hazırladığı uzman hukuk görüşlerine de yer verdi. Açıklamada, Benvenisti'nin 1974 öncesi Rum mülkleriyle ilgili olarak Güney Kıbrıs mahkemelerinin kuzeyde gerçekleşen işlemler üzerinde sınırsız cezai yetki kullanamayacağını, uzun süreli ihtilaflarda uluslararası hukukun bölgede oluşan hukuki ve insani gerçeklikleri de dikkate almak zorunda olduğunu vurguladığı belirtildi.

"Hukuk güvenliği ve toplumsal barış korunmalı"

Uluslararası hukukun yalnızca geçmişteki hakları değil, elli yılı aşkın sürede oluşan yeni hukuki ilişkileri, milyonlarca işlemi, insanların iyi niyetini, hukuk güvenliğini ve toplumsal barışı da korumak zorunda olduğu ifade edilen açıklamada, Kıbrıs meselesi çözümsüz kaldıkça çözüm yerine cezalandırmayı tercih eden yaklaşımların barışa değil gerginliğe hizmet edeceği kaydedildi.

Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın ortaya koyduğu sağduyulu yaklaşımın desteklendiği belirtilen açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve uluslararası topluma çağrıda bulunularak, AİHM içtihatlarına, uluslararası anlaşmalara ve hukukun üstünlüğüne uygun şekilde Kıbrıs Türk halkının hukuk güvenliğini koruyacak adımların gecikmeden atılması istendi.

Ekonomik Örgütler Platformu, sürecin yalnızca emlak ve inşaat sektörünün değil, Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan herkesin ortak meselesi olduğunu vurgulayarak, hukukun, diyaloğun ve kalıcı çözümün yanında durmaya devam edeceklerini kamuoyuna saygıyla duyurdu.