Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti öncesinde çözüm sürecine ilişkin umutlu mesajlar veren Çeler, “Kıbrıs konusunda çözümsüzlük, özellikle Kıbrıslı Türkler açısından bir çöküştür” dedi. İç politikaya ilişkin de sert değerlendirmelerde bulunan Çeler, iki seçimin aynı gün yapılmasının kaos yaratacağını savunurken, Ulusal Birlik Partisi (UBP) tabanının mevcut yönetime “tarihin en büyük dersini vereceğini” öne sürdü.
“Guterres’in ziyareti stratejik bir fırsat”
Antonio Guterres’in 16 yıl sonra adaya gelecek olmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiren Çeler, Kıbrıs sorununda yeni bir sürecin başlayabileceğini söyledi.
5+1 görüşmelerinin yalnızca görüşmek için yapılmaması gerektiğini belirten Çeler, artık kapılar ya da teknik konular yerine çözümün önünü açacak stratejik başlıkların ele alınmasının şart olduğunu ifade etti.
Schengen sürecinin de çözümden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Çeler, aksi halde Kıbrıslı Türklerin yeniden kaybeden taraf olacağını söyledi.
Türkiye’nin son dönemde verdiği mesajların da dikkat çekici olduğunu dile getiren Çeler, Avrupa Birliği ilişkileri, NATO, Doğu Akdeniz enerji politikaları ve bölgesel gelişmeler nedeniyle Ankara’nın da çözüme geçmişe göre daha sıcak yaklaşmaya başladığını düşündüğünü kaydetti.
“Çözümsüzlük artık sürdürülemez”
Kıbrıs sorununun yalnızca siyasi değil, ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğurduğunu söyleyen Çeler, çözümsüzlüğün Kıbrıslı Türkleri her geçen gün daha fazla yalnızlaştırdığını ifade etti.
Hayat pahalılığı, kültürel erozyon ve kimlik kaybına dikkat çeken Çeler, “Kıbrıs’ın kuzeyi artık Kıbrıs değilmiş gibi hissetmeye başlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Çeler, statükonun Kıbrıslı Türkleri her alanda geriye götürdüğünü belirterek çözüm iradesinin daha güçlü sahiplenilmesi gerektiğini söyledi.
“DP ve YDP hükümet içinde yok sayılıyor”
Yerel seçimlerle genel seçimlerin aynı gün yapılmasının doğru olmadığını savunan Çeler, bunun seçmeni bilinçli olarak karmaşaya sürükleyeceğini öne sürdü.
UBP’nin hükümet ortaklarını dikkate almadan hareket ettiğini savunan Çeler, DP ve YDP’nin hükümet içinde yok sayıldığını iddia etti.
UBP seçmeninin mevcut yönetime ciddi tepki duyduğunu belirten Çeler, “Ulusal Birlik Partililer kendi yöneticilerine tarihin en büyük dersini verecek” dedi.
Karma oyun kaldırılması tartışmalarına da değinen Çeler, insanların oy kullanma biçimlerine yasaklarla müdahale edilmemesi gerektiğini savundu. Seçim barajının düşürülmesinin ise demokrasiyi güçlendireceğini belirterek, Meclis’te daha fazla siyasi görüşün temsil edilmesinin toplum adına daha sağlıklı olacağını ifade etti.
“TDP seçime hazır”
Yerel seçimlerde CTP ile iş birliğinin süreceğini belirten Çeler, farklı bölgelerde ortak hareket edilebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı seçimindeki iş birliğinin TDP’yi küçültmediğini, aksine görünürlüğünü artırdığını savunan Çeler, yapılan anketlerin partileri açısından umut verici olduğunu dile getirdi.
TDP’nin aday çalışmalarında sona yaklaştığını ifade eden Çeler, toplumdan kopmayan, Meclis’te çalışarak öne çıkacak isimlerle seçmenin karşısına çıkacaklarını belirtti.
“Gençlere daha fazla alan açacağız”
Parti içinde genç kadrolara özel önem verdiklerini söyleyen Çeler, Genel Sekreter Redif Ekinci’nin bunun önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
Meclisin daha fazla gençleşmesi gerektiğini belirten Çeler, Teknoloji ve Dijital Dönüşüm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yeniden kurulmasını savunduklarını söyledi.
Gençlerin yalnızca söylemde değil, karar alma mekanizmalarında da yer alması gerektiğini vurgulayan Çeler, siyaset anlayışlarının bu doğrultuda şekillendiğini kaydetti.
“Asgari ücret tartışmaları kısır döngüye dönüştü”
Çalışma Bakanlığı dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çeler, asgari ücret artışlarının fiyat artışları nedeniyle anlamını yitirdiğini söyledi.
Sektörel taban maaş sisteminin kurulması gerektiğini savunan Çeler, ücret politikalarının eşitlik yerine adalet ilkesiyle belirlenmesini önerdi.
Özel sektörde genç istihdamının artırılması için teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Çeler, yerel iş gücü politikalarının artık ertelenemeyeceğini ifade etti.
“Kayıt dışı çalışma ve insan ticaretiyle mücadele edilmeli”
Çalışma Bakanlığı döneminde kayıt dışı istihdam konusunda yoğun mücadele yürüttüğünü belirten Çeler, hükümetten ayrıldıktan sonra denetimlerin önemli ölçüde azaldığını savundu.
Ülkeye getirilen yabancı işçilerin yaşadığı mağduriyetlere ilişkin örnekler veren Çeler, bazı danışmanlık şirketlerinin insan ticaretine aracılık ettiğini öne sürdü.
Pakistanlı iki işçinin yaşadığı mağduriyeti anlatan Çeler, çalışma izinleri üzerinden kurulan sistemin ciddi şekilde denetlenmesi gerektiğini belirterek, “Hükümete yeniden gelirsek bu konuda çok daha kararlı olacağız” dedi.




