Üredi haberleşme altyapısının kimin kontrolünde olduğu, kimin karar verdiği ve elde edilen gelirin kime aktarıldığının doğrudan kamu yararı meselesi olduğunu da kaydetti.

Üredi, yazılı açıklamasında, Türk Telekom’un kendi sahiplik yapısının yeniden tartışıldığı bir ortamda, KKTC’nin stratejik telekomünikasyon altyapısını giderek daha fazla Türk Telekom’a bağlamanın büyük bir risk taşıdığını ve bunun artık daha açık görülmesi gerektiğini belirtti.

Üredi, Türk Telekom’un yeniden satışa hazırlanacağı yönünde Türkiye basınına yansıyan iddiaların aylardır hatta yıllardır yaptıkları uyarıların neden dikkate alınması gerektiğini bir kez daha açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

Telekomünikasyon Dairesi’nin gelir getirici alanlarının, altyapısının ve stratejik yetkilerinin başka yapılara devredilmesine karşı çıktıklarında kendilerine “özelleştirme yok” denildiğini anımsatan Üredi, Tel‑Sen olarak aylardır anlatmaya çalıştıkları hususun kamu kaynaklarının kamunun söz ve denetim hakkı ortadan kaldırılarak, devredilmesine karşı çıkmak olduğunu belirtti.

Akpınar: YÖDAK üniversiteleri sıralamak yerine yükseköğretimi planlamalıdır
Akpınar: YÖDAK üniversiteleri sıralamak yerine yükseköğretimi planlamalıdır
İçeriği Görüntüle

- “Mesele kamunun malının korunup korunmadığıdır”

Yaptıkları eylemde, “Şeffaf olmayan, kurumu dışlayan, halkın malını el altından devreden hiçbir adıma evet demeyeceğiz.” dediklerini kaydeden Üredi, Telefon Dairesi’nin gelir getirici alanlarının elinden alınmasının kurumu bilinçli biçimde devre dışı bırakacağını söylediklerini anımsattı.

Kendilerine sürekli “Türk Telekom yabancı değildir”, “özelleştirme olmayacaktır”, “Telefon Dairesi kapanmayacaktır” denildiğini kaydeden Üredi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mesele şirketin hangi ülkeye ait olduğu değildir. Mesele kamunun malının ve kamunun karar yetkisinin korunup korunmadığıdır. Bir şirket bugün kamu kontrolünde olabilir, yarın hisse yapısı değişebilir. Bugün verilen bir stratejik altyapı yetkisi ise yarın geri alınamayacak sonuçlar yaratabilir.”

Üredi, Telefon Dairesi’nin çağın gereklerine uygun biçimde yeniden yapılandırılması, yatırım yapılması, fiber altyapının güçlendirilmesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.

Bunun yolunun kamu kurumunu devre dışı bırakmak, gelirlerini başka yapılara aktarmak ve ülkenin stratejik haberleşme altyapısını tek bir şirkete bağımlı hale getirmek olmadığını kaydeden Üredi, “Bizim mücadelemiz teknolojiye karşı değil, kamusal varlıkların tasfiyesine karşıdır.” dedi.

Türk Telekom hakkında ortaya atılan yeniden satış iddialarının kamunun olanın kamuda kalması gerektiğini bir kez daha gösterdiğini belirten Üredi, bugün “satılmaz” denilenin yarın satılabileceğini, “devredilmez” denilenin yarın devredilebileceğini ve “özelleştirme değil” denilen uygulamanın yarın neye dönüşeceğinin hiçbir garantisi olmadığını ifade etti.