CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay da ülkede geniş bir kesimin konunun nasıl ele alınması gerektiğine dair ortak bir noktaya ulaştığını belirterek, ortaya konulan bu ortak görüşlerin hükümetin izlediği yaklaşımın uzağında kaldığını söyledi.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın “Anayasa Mahkemesi’nden geri dönerse o zaman bakarız” açıklamasını eleştiren Uluçay, konunun basit olmadığını kaydetti. Uluçay, meselenin bir boyutunun protokol maddelerinin Anayasa’ya uygunluğu, diğer boyutunun ise protokolün KKTC piyasasına etkileri olduğunu kaydetti.

Protokolün iki tarafça imzalanarak, meclislere sunulduğunu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçtiğini anımsatan Uluçay, “Şimdi sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nden geçmesine geldi,” dedi. Uluçay, protokolün Meclis’te değiştirilerek ya da eklemeler yapılarak farklı bir metin halinde onaylanamayacağını ifade etti.

Bunun zamanında yapılmayan bir eksiklik olduğunu savunan Uluçay, KKTC’yi tek tanıyan ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan her türlü iş birliğinin önemli olduğunu ancak Anayasa ve yasaların öngördüğü usulün izlenmesi halinde bu tür sorunların yaşanmayacağını belirtti.

Komite toplantılarında yer alan paydaşların görüşlerini içeren bir protokol metniyle Ankara’ya gidilerek, imzaların atılması gerektiğini söyleyen Uluçay, KKTC açısından önemli olan bu konunun gereksiz tartışmalara yol açmadan yürürlüğe girebileceğini ifade etti.

“Bu protokolün bazı maddeleri Anayasa’ya aykırı. Bu nasıl çözülecek?” diyen Uluçay, hazırlığın imzalar atılmadan önce yapılması gerektiğini vurguladı. Uluçay, protokolün Ankara’da imzalanmadan önce süzgeçten geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Protokolde yer alan bazı maddeleri eleştirmeyi sürdüren Uluçay, protokolün Anayasa’dan geri dönmesi halinde ciddi sorunlar yaşanacağını belirterek, Ercan Havalimanı sözleşmesini örnek gösterdi.

Fiber optik protokolüne ilişkin komite toplantısında ilgili bakanı uyardığını kaydeden Uluçay, protokolde zamanlama, yürürlük, gelir ve yatırım konularının muğlak bırakılmaması gerektiğine dikkati çekti. Uluçay, KKTC’ye yapılan her yatırımın önemli olduğunu ve geleceğin teminatı niteliği taşıdığını ifade etti.

Protokolün bu noktaya getirilmemesi gerektiğini belirten Uluçay, ülke için önemli olan bu yatırımın mevcut haliyle ele alınmasının doğru olmadığını; çok daha ciddi ve özenli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Brucella tazminatları ödendi
Brucella tazminatları ödendi
İçeriği Görüntüle

Türk Telekom’un Türkiye Varlık Fonu’na devredilmiş bir şirket olduğunu anımsatan Uluçay, şirketin ileride satışa çıkarılabilecek bir konumda bulunduğuna dikkati çekti. “Bu protokolle birçok şeyi bedelsiz devrediyoruz.” diyen Uluçay, şirketin satılması halinde yapılan yatırımların nasıl ve hangi kaynakla kamulaştırılacağını sordu.

Uluçay, fiber optik projesinin KKTC sınırları dahilinde ve KKTC’nin yetkisinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, bu sürecin yürütücüsünün ise Telefon Dairesi olması gerektiğini vurguladı.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak böyle davranma lüksümüz yoktur.” diyen Uluçay, böylesine önemli bir konuda ortaya konulan ortak bakış açısının dikkate alınması ve bu görüşler gözetilerek hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Akansoy

CTP Milletvekili Asım Akansoy da konuşmasında, fiber optik altyapı protokolüne ilişkin görüş ve uyarılarını gerek kürsüden, gerek yazılı olarak uzun süredir paylaştıklarını söyledi.

Konunun neden sıradan bir mesele olmadığını ve hangi hassasiyetlerle ele alınması gerektiğini toplum örgütlerinin de ortaya koyduğunu belirten Akansoy, amaçlarının Kıbrıs Türk halkının kendi kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak bu adada daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamak olduğunu kaydetti.

Başbakan ve hükümet yetkililerinin açıklamalarını eleştiren Akansoy, “Bu kadar itibarsızlaştırılmış ve yok sayılmış bir Meclis ortamında çalışmak giderek utanç verici hale geliyor.” dedi.

Hükümete “talimat alıyorsunuz" eleştirisinde bulunarak, protokolle ilgili toplumun farklı kesimlerinden ciddi görüş ve katkılar geldiğini kaydeden Akansoy, bu görüşlerin dikkate alınması halinde bugün çok daha geniş bir uzlaşı ve “barış kültürü” içinde ilerlemenin mümkün olacağını söyledi.

"Strateji" kavramının, Kıbrıs Türk halkının ve KKTC kurumlarının çıkarları temelinde ele alınması gerektiğini kaydeden Akansoy, “Strateji; kendi devlet yapımızı, kurumlarımızı, yasalarımızı ve insan kaynaklarımızı gözeterek hareket etmek demektir.” dedi.

Fiber optik altyapısının güvenlikle ilişkilendirilmesine de değinen Akansoy, veri güvenliğinin teknik düzenlemeler ve sistemler üzerinden sağlanabileceğini kaydetti. Akansoy, meselenin doğrudan güvenlik başlığıyla gerekçelendirilemeyeceğini söyledi.

Akansoy, “Kurumların, hukukun, egemenliğin ve kendi insanımızın gözetilmediği bir yapıya devlet demek mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

Hükümetin 2023’ten bu yana 18 onay yasası gerektiren protokol imzaladığını hatırlatan Akansoy, bu protokollerin önemli bir bölümünün hayata geçirilmesinde ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi.

Akansoy, uzlaşı çağrılarına da atıfta bulunarak, iktidar ve muhalefetin birlikte hareket ederek, toplum yararını gözeten bir mutabakat sağlanması gerektiğini söyledi.

Fiber optik altyapının geliştirilmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Akansoy, sürecin kamu yararı gözetilerek ihale yoluyla yürütülmesi, Kıbrıs Türk yatırımcısına pozitif ayrımcılık tanınması ve sürecin yanlış yönetilmemesi gerektiğini kaydetti.

Protokolün içerdiği risklere de dikkati çeken Akansoy, “Egemenlik devri, tekelleşme riski, fiyatlandırma mekanizması ve yerel bilişim sektörünün sürdürülebilirliği başlıklarında bu protokolde çok ciddi hukuki ve ekonomik çekinceler vardır. Anayasa ve hukuka uygunluk, egemenlik ve kamu yönetimi açısından da önemli sorunlar bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.