Üniversite sınavına hazırlanırken Irak’ın Kuveyt’i işgali ve ardından birinci körfez savaşının yaşandığını, üniversiteye başladığı yıl Sovyetler Birliği’nin çöktüğünü ve uluslararası ilişkiler bölümünde okurken dünyanın kimsenin tam olarak anlayamadığı yeni bir döneme girdiğini kaydetti.
Üniversite yıllarında Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte Bosna-Hersek’te çok kanlı bir savaş yaşandığını ve Müslüman Boşnaklara karşı soykırım suçu işlendiğini belirten Özersay, bu yüzyılın başında doktora tezini yazarken Londra’da bir gazete bayii içindeki ekrandan 11 Eylül saldırılarını canlı izlediğini ve dünyanın alt üst olduğunu ifade etti. Özersay, bu yüzyılda soğuk savaşın göreceli istikrar ortamının arandığını, kanlı savaşlar ve silahlı müdahalelerin saymakla bitmediğini, Gazze’de insanlık ayaklar altına alınarak işlenen soykırım suçunun ise bunların belki de en vahimi olduğunu belirtti.
Özersay açıklamasında, doğduğundan beri dünyada savaşlar, iç savaşlar ve etnik çatışmaların yaşandığını, bunun gelecekte de devam edeceğinin görüldüğünü ifade ederek, özellikle Kıbrıs’ta geçmişte yaşananları akılda tutarak temkinli olmak ve tedbiri elden bırakmamak gerektiğini söyledi. Kıbrıs Rum hükümet sözcüsünün “Garantilerin ve Türk askerinin olmadığı bir çözüm istiyoruz” yönündeki açıklamasına da değinen Özersay, etraflarındaki ateş çemberine ve şiddet sarmalına bakıldığında garantilerin ve Türk askerinin yer alacağı güvenlik düzenlemelerinin eskisine göre çok daha önemli ve gerekli olduğunu düşündüğünü kaydetti.




