Törene, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban, TC Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Hüseyin Güder, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK) 1.Piyade Alayı Komutanı Albay Salim Attila Tosun, sivil ve askeri yetkililer, mücahit ve mücahideler ile aileleri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, TMT Mücahitler Derneği Genel Sekreteri Yılmaz Hakverdi, Albay Ali Rıza Vuruşkan’ın biyografisini okudu.
TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar’ın konuşmasıyla devam eden Tören, milli mücadelede görev alan mücahitlere madalyalarının takdim edilmesiyle son buldu.
-Bayar: "Rıza Vuruşkan TMT’yi ada genelinde kuran, örgütleyen, eğiten ve silahlandıran ilk bayraktardır"
TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar törende yaptığı konuşmada, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın ilk bayraktarı Albay Rıza Vuruşkan’ın vefatının 47. yıl dönümünü anarak, Vuruşkan’ın TMT’yi ada genelinde kuran, örgütleyen, eğiten ve silahlandıran ilk bayraktar olduğunu söyledi.
Bayar, Rıza Vuruşkan’ın 1958 yılında, Ali Conan kod adıyla ekip arkadaşlarıyla Kıbrıs’a gelerek TMT’nin kuruluş çalışmalarını başlattığını vurguladı.
EOKA’nın, Enosis amaçlı Akritas katliam planının TMT’nin direnişi sayesinde önlenebildiğine dikkat çeken Bayar, “Rıza Vuruşkan’ın temellerini attığı bu direniş ada çapında en zor şartlarda, her sınıftan gönüllülerin andına sadık kalmasıyla sağlandı.” ifadesini kullandı.
Bayar, Vuruşkan’ın TMT Lideri olarak Kıbrıs’ta görev alması teklifine hiç düşünmeden evet dediğini aktararak, emeklilik sonrasında “Davaya inancı o kadar güçlüydü ki emekli olmasına rağmen, gönüllü olarak 1964 Erenköy savaşları esnasında hazır bulunmuş ve büyük katkıları olmuştur.” dedi.
TMT’nin uğraşlarıyla bugünlere gelindiğini kaydeden Bayar, TMT sayesinde özgür ve egemen Devlet’e ulaşıldığının da altını çizdi.
Bayar, TMT olmasaydı Akritas katliam planına göre 36 saat içinde Türkler’in yok edileceğini söyleyerek, TMT ve Anavatan Türkiye’nin bunu önlediğini belirtti.
Anavatan’ın değerli katkıları, özverili değerli bayraktar, sancaktar, tabur komutanları ve subayları ile TMT’nin adsız kahramanları sayesinde direnişçi bir Mücahit ordusu yaratıldığına dikkat çeken Bayar, bu Mücahit ordusunun 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekâtı’na büyük avantaj sağladığını kaydetti.
Bayar, adaya barış, Kıbrıs Türk halkına da özgürlük geldiğini, Rum ve Yunan katliamlarının önlendiğini ve Enosis’in durdurulduğunu söyleyerek, “ Türk halkı Kuzey’e göç ederek, KKTC kuruldu. Devletimizi yaşatmak Şehitlerimize sözümüzdür.” şeklinde konuştu.
Bugün seferberlik ilan ederek, devletin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Bayar, “Yüz yıllık bir mücadele sonucunda bu Devlet’e ulaştık, kıymetini bilmeliyiz.” dedi.
Bayar, Kıbrıs Türk halkının 1974’den bu yana “Federal Çözüm” dediğini ancak Rum tarafının “Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti” dediğini aktararak, Rumlar’ın Yunanistan’la birleşmek istediğini, Kıbrıs’ta ve Yunanistan’da Enosis ve EOKA ruhunun ölmediğini söyledi.
Rumların, Kuzey’e de hükmetmek istediklerini aktan Bayar, amaçlarının Türkleri azınlık durumuna düşürmek olduğunu ifade etti.
Bayar, “Rumlar bizimle eşit koşullarda bir ortaklık kurmayı hiçbir zaman istemediler.” diyerek, bu nedenle Devlet’ten, egemenlikten, iki kesimlilikten, Türklerin ve Rumların her bakımdan eşitliğinden, ada üzerindeki haklarından ve Anavatan Türkiye’nin tarihi garantörlük hakkından vazgeçmeyeceklerini kaydetti.
Konuşmasında, Milli Kıbrıs davasına canı, kanı ile katkı koyan şehitleri rahmetle anan Bayar, “Değerli ve efsane komutanımıza bu ölüm yıldönümünde Allah’tan rahmet dilerim. Onu sevgi, saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.” şeklinde konuştu.
Başkan Celal Bayar, “Yaşasın KKTC, yaşasın anavatan” diyerek, konuşmasını tamamladı.
-Mücahitlere madalya takdimi yapıldı
Konuşmaların ardından, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban, TC Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Hüseyin Güder ve GKK 1.Piyade Alayı Komutanı Albay Salim Attila Tosun tarafından madalya takdimi yapıldı.
Madalya takdimi sırasında Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban kısa bir konuşma yaparak, Rıza Vuruşkan’ın dünyaya iz bırakmış biri olduğunu kaydederek, onun açtığı yolda gitmenin bir onur olduğunu ifade etti. Mücadelenin bitmediğine de dikkat çeken Balaban, mücadeleye devam ettiklerini vurguladı.
Tören’de, Mehmet Şemsi Akanyeti, Ömer Arkan, Ersoy Öncen, Emir Ali Genç ve Yusuf Tavşanlı’ya madalyaları takdim edildi.





