Tokatlı yaptığı yazılı açıklamada, 1 Nisan’ın, Rum tarafının sunduğu gibi “kutlama” değil, Kıbrıs Türk halkına karşı başlatılan “terörün, kanın ve düşmanlığın” adı olduğunu kaydetti.
EOKA’nın, 1 Nisan 1955’te başlattığı terör sürecine işaret eden Tokatlı, aradan geçen yıllara rağmen aynı zihniyetin hala diri olduğunu ifade etti.
Yiğitler Burcu’ndaki sivillere taş ve patlayıcı madde fırlatılarak, yapılan saldırının bu zihniyetin yansıması olduğunu kaydeden Tokatlı, “TMT Gençlik Kolları olarak bu saldırıyı en sert şekilde lanetliyoruz” dedi.
“Sınırın sıfır noktasından savunmasız insanlara saldırmak, maskelerin arkasına saklanmak, el yapımı patlayıcılarla korku yaratmaya çalışmak ne gençlik yürüyüşüdür ne de kutlama. Bu açık bir terör eylemidir” diyen Tokatlı, Türk askeri ve güvenlik güçlerinin zamanında müdahalesi sayesinde daha büyük bir olayın önüne geçildiğini kaydetti.
-“Somut yaptırım görmek istiyoruz”
Sahada tereddütsüz şekilde görevini yerine getiren tüm güvenlik unsurlarının, Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Tokatlı, şöyle devam etti
“Birleşmiş Milletler’in her olaydan sonra yaptığı sıradan ‘kınama’ açıklamaları, yaşanan gerçekleri örtmeye yetmez. Güneydeki varillerin arasından bakmaya benzeyen bu yaklaşım, sahadaki gerçeği görmekten uzaktır. Eğer gerçekten adalet varsa, sivil halka yönelik bu saldırılar karşısında sadece söz değil, somut yaptırım görmek istiyoruz. Aksi halde yapılan açıklamalar, saldırganları cesaretlendirmekten başka bir işe yaramaz.”
“Bilinsin ki, Kıbrıs Türkü korkmaz. Kıbrıs Türkü geri adım atmaz” diyen Tokatlı, bu topraklarda Türk’ün var olduğunu ve var olmaya devam edeceğini kaydetti, TMT ruhunun sadece bir geçmiş değil, bugün de yaşayan bir irade olduğunu belirtti.