Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Resmî Töreni'nde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladıklarını belirtti.

Tatar, “20 Temmuz sabahı Türk askerinin Kıbrıs’a denizden ve havadan çıkarma yaptığını görmek, Kıbrıs Türk halkının tarihi boyunca yaşadığı en büyük sevinçtir. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın sona erdiği günden bugüne, adadaki iki halk arasında silahlı çatışmanın olmamış olması bu gerçeğin en açık göstergesidir” dedi.

Tatar, 1963’te başlayan ve ‘kanlı Noel’ olarak kayda geçen olayların tarihin en utanç verici sayfaları arasında yer aldığını belirterek, “Kıbrıs adasını Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan bu kanlı saldırılar, yüzlerce kardeşimizi şehit ederken, yüz köyümüzden göç etmek zorunda kalan insanlarımız, yıllarca temel ihtiyaçlardan yoksun çadırlarda Kızılay’ın desteğiyle yaşamak zorunda kalmışlardı” diye konuştu.

Tatar, “Dünya devletleri tüm bu zulme seyirci kalarak Kıbrıs Türkünü yalnız bırakmışlardı. Adeta son iki yıldır Gazze’de yaşananları Kıbrıs Türkü altmış yıl önce bu adada yaşamaktaydı” ifadelerini kullandı.

Erhürman: Bu seçim, hepimizin sandığa gidip, mührü çocuklarımız için vuracağımız seçimdir
Erhürman: Bu seçim, hepimizin sandığa gidip, mührü çocuklarımız için vuracağımız seçimdir
İçeriği Görüntüle

Tatar, yaklaşık beş yıl önce Cumhurbaşkanı adaylığını açıkladığında 1968’den bu yana sürdürülen müzakerelerin sonuç vermediğini belirterek, “Rum tarafı sözde Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında uluslararası tanınmanın konfor alanında yıllarca hepimizi oyalamış, bu arada Kıbrıs Türk halkının üzerindeki izolasyon ve ambargolar aynen devam ettirilmiştir” şeklinde konuştu.

Tatar, Cenevre’deki zirvede yeni siyasetlerini dünya kamuoyuna duyurduklarını kaydetti.

Tatar, Rum yönetiminin egemen eşitliği asla kabul etmediğini, enerji ve su gibi konularda iş birliğini reddettiğini, kapılar ve uyuşturucuyla mücadele gibi insani meselelerde dahi uzlaşmadığını ifade etti.

Tatar, “Bu süreci itibarsızlaştırmaya çalışanlar, hiçbir duruşları, net görüşleri olmadığı için ne adadaki gerçekleri okuyabilmekte ne de uluslararası diplomasinin değişen dinamiklerini kavrayabilmektedirler” dedi.

Tatar, “Burada da farklı cephelerden gerçekten büyük saldırılar altındayız. Ama yolumuzdan hiç şaşmadan, doğru bildiğimiz yolda, anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının barış ve huzuru için Türkiye’nin garantörlüğünün ve Mehmetçik’in adadaki varlığının önemine işaret ederek, “Güney komşumuzun İsrail ve Fransa gibi ülkelerle girdiği farklı iş birliklerinin adamızda nasıl bir felakete yol açabileceğinin örneğini, İsrail-İran çatışmasında buradan gözlerimizle gece saatlerinde hep birlikte seyretmiş ve görebilmiştik” dedi.