UBP Milletvekili Hasan Taçoy, Kıbrıs’taki mülkiyet sorununun adil şekilde çözülebileceği tek adresin KKTC’deki Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) olduğunu belirtti.
Taçoy, Rum tarafının mülkiyet konusunda yıllardır izlediği politikanın çözüm üretmek yerine konuyu daha karmaşık hale getirdiğini savundu. Rum Yönetimi’nin farklı dönemlerde ortaya koyduğu yaklaşımları “politik dümen kırma” olarak niteleyen Taçoy, özellikle Annan Planı referandumu sonrasındaki 20 yıllık süreçte ciddi çelişkiler yaşandığını ifade etti.
Mülkiyet konusunun Kıbrıs sorununun en zor başlıklarından biri olduğunu kaydeden Taçoy, 2005 yılında dönemin Rum İçişleri Bakanı Andreas Hristu’nun, mülkiyet sorununun mahkemeler yoluyla nihai çözüme kavuşturulamayacağını ve çözümün müzakerelerle mümkün olabileceğini söylediğini hatırlattı.
Taçoy, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de benzer davalarda KKTC’de kurulan TMK’yı adres olarak gösterdiğini belirterek, Rum Yönetimi’nin zaman içerisinde TMK’nın işlevini zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu savundu.
Rum tarafının mülkiyet konusunu bir yandan müzakere masasında çözmeye çalışır görüntüsü verirken diğer yandan TMK’ya yapılan başvuruları engellemeye çalıştığını ileri süren Taçoy, bunun adil çözüme engel olduğunu söyledi.
Taçoy, “Kıbrıs’ta mülkiyet sorununun adaletli bir şekilde çözülebileceği tek adres Taşınmaz Mal Komisyonu’dur” ifadelerini kullandı.
Rum tarafının 20 yıl önce mülkiyetin mahkemeler yoluyla çözülemeyeceğini savunduğunu, bugün ise konuyu yeniden mahkemelere taşımaya başladığını belirten Taçoy, Rum Yönetimi’nin hedefinin adil ve yaşayabilir bir anlaşma olmadığını ileri sürdü.
Taçoy, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir anlaşmanın yolunun “iki devletli ve egemen eşitliğe dayalı bir çözüm modelinden” geçtiğini savundu.




