İspanya’da Başbakan Pedro Sanchez’in eşi Begona Gomez, hakkında açılan dava çerçevesinde 'nüfuzun kötüye kullanılması, iş dünyasında yolsuzluk, zimmet ve görevini kötüye kullanma' suçlamalarıyla yargılanıyor. Süreç kapsamında mahkeme, 'ülkeden kaçma ihtimali' bulunduğu gerekçesiyle pasaportuna el konulmasına karar verdi.

Bu karar doğrultusunda Gomez, hakim Juan Carlos Peinado tarafından verilen ihtiyati tedbir kapsamında mahkemeye giderek pasaportunu teslim etti. Gomez’in ayrıca ayda iki kez mahkemeye giderek imza verme yükümlülüğü getirildi.

Son olarak iki ay önce Başbakan Sanchez’e Çin ziyaretinde eşlik eden Gomez, dava sonuçlanana kadar İspanya dışına çıkamayacak.

Aynı ihtiyati tedbirlerin, Gomez’in asistanı ve Başbakanlık tarafından görevlendirilen Cristina Alvarez için de uygulandığı belirtildi.

Akdeniz'de et yiyen bakteri alarmı…İspanya'da bazı plajlar kapatıldı
Akdeniz'de et yiyen bakteri alarmı…İspanya'da bazı plajlar kapatıldı
İçeriği Görüntüle

'Polis yardım mı edecek?' tartışması

Hakim Peinado, pasaport kararına gerekçe olarak kaçma riski bulunduğunu savunurken, İspanyol polisinin Gomez’e 'kaçış sırasında yardım edebileceği' yönündeki iması ise hukuki ve siyasi tartışma yarattı.

Bu ifadeler sonrası İspanya Yargı Genel Kurulu (CGPJ), hakim Peinado hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına karar verdi.

Hazte Oir Derneği tarafından yapılan suç duyurusu sonrası açılan dosyada, Begona Gomez için 24 yıla kadar hapis, asistanı Cristina Alvarez için ise 22 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Gomez’e yöneltilen suçlamalar arasında şirketlerle nüfuz kullanarak ticari ilişkiler kurmak, kamu sübvansiyonlarından yararlanmaya çalışmak, ayrıca Madrid Complutense Üniversitesi’nde yürütülen bir proje kapsamında kişisel konumunu kullanarak sponsorluk ve mali çıkar sağlamak gibi iddialar yer alıyor. Ayrıca kamu fonlarının usulsüz kullanıldığı da öne sürülüyor.

Öte yandan İspanyol Jandarmasına bağlı Merkezi Operasyon Birimi (UCO), iddiaların bir kısmını reddeden bir rapor yayımladı.

Başbakan Pedro Sanchez ise süreci, 'kişisel saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve yalanlarla hükümeti zayıflatma girişimi' olarak değerlendiriyor.