Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Ankara’da gerçekleştirdikleri temaslara ve Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerine dair sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Usar İncirli'nin yaptığı paylaşımın tamamı şu şekilde:
"Geçtiğimiz hafta Ankara’da yapmış olduğumuz temasların oldukça başarılı geçtiğini, memnun bir şekilde ülkeye döndüğümüzü ifade etmiştim. Türkiye’deki basının ve sivil toplumun Kıbrıs sorununa ve Kıbrıs Türk siyasetine ilgi göstermesi önemlidir, arzu ettiğimiz, olması için çalıştığımız bir şeydir. Doğrudan temas ve sağlıklı ilişkiler kurmayı çok önemsiyoruz, bunun için çalışıyoruz. Bizim görevimiz Kıbrıs sorununu, Kıbrıslı Türklerin iradesini ve CTP’nin görüşlerini mümkün olduğunca geniş bir alanda paylaşmaktır.
'CTP'NİN GÖRÜŞÜ SİYASİ EŞİTLİĞE DAYALI, İKİ TOPLUMLU VE İKİ KESİMLİ FEDERASYONDUR'
Türkiye Diplomasi Muhabirleri Derneği organizasyonu ile 16 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da bir grup gazeteci ile bir araya geldik. Toplantıya Yusuf Kanlı, Yıldız Yazıcıoğlu, Yusuf Tuncer (Aydınlık), Buse Söğütlü (T-24), Gülsen Solaker (Deutsche Welle) , Batu Bozkürk (Cumhuriyet), Ecem Toplar (Haber Global), Melis Yıldırım (Anka Haber Ajansı), Burçin Gerçek (AFP) katıldı. Toplantıda Dışilişkiler Sekreterimiz Fikri Toros da hazır bulundu. Yaklaşık 3 saat süren bu röportajdan sonra görüşlerimiz çok sayıda haberde yer buldu.
Toplantıda bir çok başlık yanında Kıbrıs sorunu ile ilgili sorulara da yanıtlar verdik. Federasyon ve iki devletli çözüm tartışmaları temelinde yöneltilen sorulara verdiğimiz yanıtlarda CTP’nin görüşlerini ve pozisyonunu, son derece açık ve net bir şekilde ifade ettik. Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne dair CTP’nin görüşü gayet iyi bilindiği üzere siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu ve iki kesimli federasyondur.
'İFADELERİMİZİN TÜRKİYE'DEKİ BAZI YAYIN ORFANLARINDA ÖZÜNDEN KOPARILARAK FARKLI ANLAMLARA ÇEKİLDİĞİNİ ÜZÜLEREK TAKİP ETTİM'
Buna rağmen ifadelerimizin Türkiye’deki bazı yayın organlarında özünden koparılarak farklı anlamlara çekildiğini üzülerek takip ettim. Kıbrıs sorununa bizler kadar hakim olmayan kişilerin, açıklamalarımızı kendi amaçlarına hizmet edecek şekle dönüştürmeleri ve hatalı yorumlara vesile olmaları gerçekle bağdaşmamanın yanı sıra kabul edilebilir değildir.
Çözüme şüphe ile bakan bazı çevrelerin federasyon kelimesini içeriğinden bağımsız olarak ‘’toksik’’ bir ifadeye büründürmeye çalışmaları yeni bir şey değildir. Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de çok benzer durumlarla karşılaşmış olduğumuzu hatırlatmak isterim. Bu durumla mücadele etmenin en önemli yollarından biri federasyonun içeriğini doğru şekilde anlatmak ve çözüm vizyonunu güçlü şekilde ortaya koymaktır.
''FEDERASYON' KAVRAMI ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN VE BİLİNÇLİ BÇİMDE İTİBARSIZLAŞTIRMA İÇEREN TARTIŞMA ZEMİNİ DOĞRU VE SAĞLIKLI DEĞİLDİR'
Ankara’daki toplantıda özellikle vurguladığım husus şudur: ‘’Federasyon’’ kavramı üzerinden yürütülen ve bilinçli biçimde itibarsızlaştırma içeren tartışma zemini doğru ve sağlıklı değildir. Esas olan, Kıbrıs özelinde federasyonun temel bileşenlerinin siyasi eşitlik, iki toplumluluk ve iki bölgelilik olduğudur. Bu da uluslararası hukukla desteklenen yegane gerçekçi çözüm modelidir. Bunun alternatifi de statükonun devamı ve Kıbrıslı Türklerin bedellerine maruz bırakılmasıdır.
Partimizin Kıbrıs sorunu ile görüşlerinin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da açık, tutarlı ve net olacağına dair kimsenin şüphesi olmasın"




