Gazete Kuruluş Anlaşması’nda İngiliz üslerinin egemen askeri üs olduğu belirtilen, İngiltere’nin üs bölgeleri içerisinde gerekli gördüğü ya da arzu ettiği önlemleri alabileceğine dair 1’inci ve 2’nci maddelerinde ve Annex B, bölüm II, 2’nci paragrafında söylenenleri özetledi.
Haberde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in üsler için “sömürge kalıntısı” ifadesini, tribünlere oynamak (Rum kamuoyuna) için kullandığı değerlendirmesine de yer verildi.
Haberde Rum tarafının üslerin statüsü konusunu tek yanlı olarak tartışmaya açamayacağına, Kuruluş Anlaşması’nın bu konuda bazı mekanizmalar öngördüğüne dikkat çekildi.
“Türkiye ve Kıbrıslı Türkler bu tartışmadan bypass edilebilir mi” sorusuna yer verilen haberde 1960 Anlaşması’nın Birleşik Krallık, Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasında, yani çok taraflı olduğu hatırlatıldı.
Anlaşmanın 1’inci maddesinde, SBA (Egemen Üs Bölgesi) bölgelerinin “Birleşik Krallık'ın egemenliği altında kalacaktır"denildiğine işaret edilen haberde, Rum yönetiminin bu maddeyi değiştirmek istiyorsa bütün müdahillerin rızası gerektiğine dikkat çekildi.
Gazete ABD’nin denge aracı olarak kadroya girdiğini yazan gazete Güney Kıbrıs-ABD savunma bağları ve Baf’taki “Andreas Papandreu hava üssünün” modernizasyonunun Rum yönetiminin müzakere değerini artırdığını belirtti. Gazete bunun, adanın Rum yönetimine ait altyapılar ile de Batı’nın ya da ortaklarının ihtiyaçlarına cevap verebileceğini ortaya koyduğunu yazdı.
-"2028 başkanlık seçimi öncesinde bir müzakere bulmak için..."
Öte yandan Alithia hebri “Popülizm Kuruluş Anlaşması’nı Baltalıyor… İngiliz Üslerinin Statüsünün Değişmesi Çok Zor Hatta İmkansız” başlığıyla manşetten verdi. Haberde Hristodulidis’in üsler konusunu; Kıbrıs müzakerelerinin 2017’den beri yapılmadığı, Schengen’e giriş ve NATO’ya bağlanma müzakereleri daha açılmadan kapandığı için başkanlık seçimleri öncesinde bir müzakere konusu bulmak için açtığı yorumunu yaptı.Gazete Hristodulidis’in bu konuyu Orta Doğu’daki kriz konjonktüründe açtığını ve birbirine zıt siyasi grupları (üslere ezelden beri karşı olan AKEL ve milli nedenlerle itiraz eden ELAM) dengelediğini yazdı.
Egemen İngiliz askeri üslerinin statüsünün gözden geçirilmesinin zor, hatta imkansız olduğunu belirten gazete gerekçeleri "Taraf ülkeler- Birleşik Krallık, Türkiye, Yunanistan ve 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin görüş birliğinin şart olması", "Böyle bir değişikliğin Avrupa’nın dahil olmasını ve onayını gerektirmesi", "Konunun Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmasından koparılmasının imkansız olması" şeklinde sıraladı.
Kıbrıs sorunu çözülmeden, Kıbrıs’ın güvenliği konusunda gelişme yaşanamayacağını yazan gazete, anlaşmaların ancak kapsamlı bir çözüm çerçevesinde uluslararası güvenlik ve Kıbrıs’ın güvenliğine hizmet edecek şekilde gözden geçirilebileceğini aktardı. Gazete İngiliz üslerinin statüsünün bu çerçevede, herkesin kazançlı çıkacağı bir düzenlemeyle gündeme gelebileceğini de ekledi.