Evrensel Hasta Hakları Derneği, hasta haklarının yasal güvenceye alınması, etkili başvuru ve şikâyet mekanizmalarının oluşturulması ve sağlık hizmetlerine ilişkin verilerin hasta mahremiyeti korunarak kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

Dernek, 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, herkesin eşit, güvenli ve nitelikli sağlık hizmetine erişme hakkı bulunduğunu hatırlatarak, yetkilileri ve Cumhuriyet Meclisi’ni gerekli düzenlemeleri hayata geçirmeye çağırdı.

Açıklamada, “Hasta hakları bir lütuf değil, insan onurunun ve sağlık hakkının gereğidir. Bu haklar her sağlık kuruluşunda, her başvuruda ve her tedavi kararında güvence altında olmalıdır.” ifadelerine yer verildi.

Hüseyin Paşa’nın sağlık durumu iyi
Hüseyin Paşa’nın sağlık durumu iyi
İçeriği Görüntüle

Geçen yıl Hasta Hakları Yasası’nın bulunmaması, ilaç temini, personel ve altyapı yetersizlikleri ile başvuru mekanizmalarındaki eksikliklerin gündeme getirildiği hatırlatılan açıklamada, son bir yılda önemli çalışmalar yapılmasına rağmen hasta haklarının kalıcı güvenceye alınması için yasal düzenlemelere ve bağımsız denetime ihtiyaç duyulduğu savunuldu.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) öncülüğünde hazırlanan 24 maddelik Hasta Hakları Lefkoşa Deklarasyonu’nun bu dönemin önemli ortak kazanımlarından biri olarak değerlendirildiği açıklamada, deklarasyonun hasta hakları ile sağlık çalışanlarının haklarını birlikte ele aldığı kaydedildi.

“Hastanın onurunu, güvenliğini ve karar süreçlerine katılımını gözeten bir sağlık sistemi, sağlık profesyonellerinin haklarını ve güvenli çalışma koşullarını da korumalıdır.” denilen açıklamada, KTTB iş birliğinde yürütülen Sağlık için Birlikte Projesi kapsamında oluşturulan Hasta Hakları İzleme Komitesi’ne yapılan başvurulara da değinildi.

Açıklamada, sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesinde kişisel verilerin korunması ve sağlık kuruluşları arasında güvenli bilgi paylaşımının sağlanması gerektiği savunulurken, hastaların tedavi süreçleri hakkında bilgilendirilmesinin ve özgür iradeleriyle karar verebilmesinin önemine de işaret edildi.

Tüp bebek merkezlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar ile Girne Asker Hastanesi protokolüne de yer verilen açıklamada, iddiaların şeffaf ve bağımsız şekilde incelenmesi, hasta hakları ve mahremiyetin korunması ile sağlık hizmetlerine eşit erişimin sağlanması istendi.

Dernek, yetkililere ve Cumhuriyet Meclisi’ne çağrıda bulunarak, ilaç, tanı ve tedavi hizmetlerine eşit erişimin güvence altına alınmasını, hasta mahremiyeti ve sağlık kayıtlarına erişim hakkının korunmasını, hasta temsilcileri ile sağlık meslek örgütlerinin sağlık politikalarına etkin katılımının sağlanmasını da talep etti.