ABD ve İsrail'in İran'a saldırması ve İran'ın misillemeleri, Körfez ülkelerinde enerji üretimi, ticaret yolları, lojistik, finans ve turizm başta olmak üzere birçok sektörde ciddi ekonomik yavaşlamaya yol açtı. Savaşın ilk 3 haftalık günlük bilançosu, bölge ekonomilerinde oluşan tahribatı net biçimde ortaya koydu.

Körfez bölgesi, günlük yaklaşık 30 milyon varillik petrol üretimiyle dünya arzının yaklaşık üçte birini temsil ederken, aynı zamanda küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na da ev sahipliği yapıyor.

Küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20'sini gerçekleştiren Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğal gaz sevkiyatları ile Suudi Arabistan, Kuveyt ve Irak gibi ülkelerin petrol ihracatının büyük bölümü bu güzergah üzerinden dünya pazarlarına açılıyor..

ABD-İsrail ve İran Savaşı'nın üçüncü haftasında Körfez ülkelerinin petrol ihracatı yüzde 60'tan fazla düşüşle günlük 25,1 milyon varilden 9,7 milyon varile geriledi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, deniz yoluyla yapılan petrol sevkiyatının yüzde 25'i Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomileri Körfez bölgesinden önemli miktarda petrol ithal ediyor. Buradan yola çıkan ham petrolün yüzde 44'ü Çin ve Hindistan'a ihraç ediliyor.

Modern tarihteki en büyük petrol arz kesintisi yaşanıyor

Yaklaşık 15 milyon varillik söz konusu kesinti, modern tarihteki en büyük petrol arz kesintilerinden biri olarak değerlendiriliyor. LNG ve petrokimya gelirleri hariç Körfez ülkelerinin petrol gelirlerinin son iki haftalık kaybı 25 milyar dolar olarak hesaplanırken, LNG ve diğer ürünlerin dahil edilmesiyle bu miktarın daha da yükselmesinden endişe ediliyor.

Bu stratejik geçitten ham petrol ve petrol ürünleri ticaretinin durma noktasına gelmesi, petrol piyasalarında arz endişelerini derinleştirirken fiyatlarda da sert yükselişlere yol açıyor.

Bu süreçte petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına 100 doları aşmasının ardından, IEA üyesi ülkeler toplam 400 milyon varillik acil durum petrol stokunu piyasaya sunma konusunda anlaşmaya vardı. Söz konusu adım, petrol fiyatlarının kontrolsüz yükselmesini engelledi ve rafinerilerin kısa vadeli ham petrol bulmasını sağladı.

Analistler, bunun tek başına petrol fiyatlarında büyük bir düşüş sağlamasının zor olduğunu belirtirken, fiyat artışının yavaşlayabileceği ve piyasadaki panik dalgalanmasının bir süre sınırlanabileceği öngörülüyor.

Suudi Arabistan'ın günlük kaybı 1 milyar dolara yaklaştı

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn ve Irak'ın enerji krizinden kaynaklı toplam kaybının günlük yaklaşık 2,3 milyar dolar seviyesinde olduğunun tahmin edildiğini söyledi.

Akyener, ülkelerin yıllık petrol ve doğal gaz gelirlerine bakıldığında, Suudi Arabistan'ın 230 milyar dolar ile ilk sırada yer aldığını belirterek, "Bu ülkeyi, 140 milyar dolarla BAE, 120 milyar dolarla Katar, 100 milyar dolarla Kuveyt, 55 milyar dolarla Umman ve 15 milyar dolarla Bahreyn takip ediyor. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) lideri konumunda bulunan Suudi Arabistan'ın devlet gelirinin yüzde 60'ını petrol gelirleri oluşturuyor. Son iki haftada yaşanan gelişmelerle Suudi Arabistan'ın günlük kaybının 1 milyar dolara yaklaştığı hesaplanıyor." bilgilerini verdi.

BAE'nin günlük 3 milyon varil petrol üretimi bulunduğunu belirten Akyener, ülkenin gelirlerinin yaklaşık yüzde 60'ının petrol ve doğal gaz gelirlerinden geldiğini ifade etti.

Akyener, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle BAE'nin günlük kaybının 350 milyon dolar olarak hesaplandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

ABD, İran petrolünün satışına geçici olarak izin verdi
ABD, İran petrolünün satışına geçici olarak izin verdi
İçeriği Görüntüle

"Dünyanın en büyük LNG üreticisi ve ihracatçısı konumunda bulunan Katar'ın da gelirlerinin yüzde 80'i doğal gaz ihracatından geliyor. Doğal gaz ülke ekonomisinin ana kaynağı durumunda bulunuyor. Son dönemdeki olaylar Katar ekonomisine günlük 300 milyon dolar kayıp olarak yansıyor. LNG tankerlerinin sevkiyatı için Hürmüz'ü kullanmak durumunda bulunan Katar'ın LNG ihracatı ise neredeyse tamamen durmuş durumda. Körfez ülkelerinden Kuveyt'in günlük 2,8 milyon varil petrol üretim kapasitesi bulunuyor. Ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 85'ini petrol gelirleri oluşturuyor. Kuveyt'in kaybının ise günlük 200 milyon dolara yaklaştığı belirtiliyor."

Akyener, Umman'ın günlük petrol üretiminin 1 milyon varil seviyesinde bulunduğunu ve ülkenin gelirlerinin yüzde 70'inin doğal gaz ve petrol üretiminden sağlandığını aktardı.

Körfez'in en küçük ülkesi Bahreyn'in de gelirinin yüzde 75'ini petrol gelirlerinin oluşturduğunu belirten Akyener, Bahreyn'in bu süreçteki ekonomik kaybının günlük 40 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi.

Savaştan en çok etkilenen ülkelerin başında Irak'ın geldiğini vurgulayan Akyener, şunları kaydetti:

"Irak'ın petrol ihracatının yüzde 94'ünden fazlası bu boğazdan geçerken, İran'ın Irak petrolünü taşıyan tankerleri hedef alması ve Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişinin fiili olarak durması sonucu ülkenin petrol ihracatı büyük darbe aldı. Irak'ın petrol üretimi, söz konusu dönemde günlük 4,2 milyon varilden yaklaşık 1,2 milyon varile geriledi. Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi ülkeleri arasında yer almayan ancak coğrafi olarak Basra Körfezi ülkesi olan Irak'ın bu krizden ekonomik kaybı ise günlük 300 milyon dolar olarak hesaplanıyor."

Hürmüz Boğazı'nı boru hatlarıyla aşabilen körfez ülkeleri azınlıkta

Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan dar bir deniz yolu olan Hürmüz Boğazı, enerji ticareti açısından stratejik bir "boğaz noktası" olarak değerlendiriliyor. Körfez ülkelerinden Katar, Kuveyt, Bahreyn yüzde 100'e yakın Hürmüz Boğazı'na bağımlı durumda bulunuyor. Irak, Suudi Arabistan, BAE ve İran ise boru hatlarıyla ihracatlarının bir kısmını boğazı kullanmadan yapabiliyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki kayıplarını boru hatlarıyla telafi etmeye çalışan Suudi Arabistan ülkenin doğusundan batısına uzanan günlük 5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'na, Birleşik Arap Emirlikleri ise ülkenin başkenti Abu Dabi'den Umman Denizi kıyısındaki Füceyre'ye uzanan ve günlük 1,5 milyon varil petrol taşıyan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı'na yöneliyor. Irak ise Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'ndan dünyaya açılabiliyor.