Dışişleri Bakanlığı, KKTC vatandaşı Behdad Jafari hakkında Fransa’da gerçekleşen hukuki sürece ilişkin açıklama yaptı.

"Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı" yeniden Meclis gündeminde
"Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı" yeniden Meclis gündeminde
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, “KKTC vatandaşı Behdad Jafari hakkında Fransız yargısı önünde devam eden hukuki süreçte, yetkili İstinaf Mahkemesi (Aix-en-Provence), mülkiyet ile ilgili çeşitli suçlamalar nedeniyle Jafari’nin iadesi talebini içeren Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’nin icrasını geçtiğimiz aralık ayında reddetmişti. Dün itibariyle, Fransız Yargıtayı, ilgili savcılığın bahse konu karar hakkındaki temyiz talebini reddetmiştir. Bu durumda, Yetkili İstinaf Mahkemesi’nin kararı kesinleşmiş olup emsal niteliği taşımaktadır.” denildi.

Fransız yargısının bu kararının GKRY’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni kendi siyasi emellerine göre araçsallaştırma girişimlerine vurulmuş bir darbe olduğunun vurgulandığı açıklamada, “AB üyeliğini siyasî pozisyonunu güçlendirmek amacıyla kullanan GKRY, Kıbrıs Türk halkı ve KKTC ekonomisini hedef almak üzere her türlü kötü niyetli yönteme başvurmaktadır. Bu defa da, hukuku siyasallaştırarak istismar eden GKRY ülkemiz iş insanları hakkında Avrupa Tutuklama Müzekkeresi çıkarma yoluna gitmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

Jafari hakkında Fransa’da alınan kararın, Kıbrıs Türk halkına yönelik Avrupa genelinde bir sindirme ve baskı politikası kurmaya çalışan GKRY’nin izlediği siyasetin kabul edilemez olduğunu açıkça gösterdiğinin belirtildiği açıklamada, kararın diğer bir sonucunun ise mülkiyet taleplerine ilişkin iddiaların ele alınabileceği yegane adresin AİHM tarafından da etkili bir iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) olduğunun görülmesi olduğu belirtildi. Açıklamada, GKRY’nin TMK’ya yapılacak başvuruları engellemek suretiyle kendi vatandaşlarını mağdur ettiği ve hukukun çalışmasına izin vermediği de kaydedildi.

Açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı'mız, devletimizin ilgili tüm kurumlarıyla koordineli şekilde, Jafari hakkındaki hukuki süreçte olduğu gibi, benzeri tüm gelişmeleri yakından takip etmekte, halkımızın hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen çalışmalarını diplomatik çerçevede ciddiyet ve titizlikte sürdürmektedir. Kıbrıs Türk halkı, haksız ve gayri hukuki tüm taarruzlara karşı her düzeyde mücadele etmeye devam edecektir.” denildi.