Dionisis Dionisiu; “Şap ve Siyasi Bölünme” başlıklı köşe yazısında özetle, şap hastalığının ilk olarak nerede, KKTC’de veya Güney Kıbrıs’ta ortaya çıkmış olmasından bağımsız bir şekilde Kıbrıs toplumunun sıkça görmezden geldiği bir gerçeği, salgınların sınır tanımadığı gerçeğini toplumun yüzüne vurduğunu belirtti.

Rum polisi olası terör eylemlerine karşı alarmda
Rum polisi olası terör eylemlerine karşı alarmda
İçeriği Görüntüle

Hastalığın, özellikle de havadan, hayvanlarla, insanlarla, araçlarla ve eşyalarla, çok hızlı şekilde yayılabilen bir hastalık olmasından ötürü bu tespiti daha net ortaya koyduğunu ifade eden Dionisiu, hastalığın ilk nerede başladığı tartışmalarının ise konuyu; krizin yönetilmesi unsuru olan asıl konudan uzaklaştırma tehlikesini doğurduğunu savundu.

Salgının ilk başlangıç noktasını bulma yönünde ısrar etmenin siyasi ve popülist hedeflere hizmet edebileceğini ancak hastalığın yayılmasının önüne geçilmesine katkı sağlamayacağını belirten Dionisiu, “barikatların varlığına ya da Kuzey Kıbrıs’taki siyasi yapıya atıfta bulunarak kısıtlı eylemde bulunmanın ciddi bir analiz olamayacağı” değerlendirmesinde bulundu.

Dionisiu, “Kıbrıs coğrafyasının, siyasi bölünmeden bağımsız olarak bir bütün olduğunu” vurgularken “aynı şeyin ekosistem ve mevcut tehlikeler için de geçerli olduğunu” ifade etti.

Bu tespitler doğrultusunda şap hastalığıyla mücadeleye tüm Kıbrıs çapında yaklaşılmasının ideolojik bir öneri değil pratik bir gereklilik olduğunu da belirten Dionisiu, “hastalığın etkin şekilde gözetlenmesi, bilgi alışverişi, önlemlerde koordinasyon, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk çiftçilere ortak tazminatlar ve zamanında müdahalenin, siyasi bölünmenin ötesinde bir iş birliğini gerektirdiği” görüşünü dile getirdi.

Dionisiu, Rum hükümetinin “Bureau Veritas” şirketinin hellimin kalitesine ilişkin kontrollerini çeşitli bahanelerle engellememiş olması halinde belki de şap hastalığının ilk başlangıcında tespit edilebileceğini ve hastalıkla tüm Kıbrıs çapında etkin bir şekilde mücadele edilebileceğini de belirtti.

Dionisiu, şap hastalığının “Kıbrıslıların bütününün zayıflıklarını ve gücünü ortaya koyan bir ayna görevi gördüğünü, mevcut bölücü yapıların sınırlarını ortaya koymanın yanı sıra sonuç verici yaklaşımların olduğunu da hatırlattığını” vurguladı.