Demokrat Parti mesajında şu ifadelere yer verildi:

15 Temmuz 1974…
Kıbrıs Türk halkının yüreğinde derin yaralar bırakan bu tarih, aynı zamanda adadaki varoluş mücadelesinin en acı ve en karanlık günlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır.
Yunanistan’daki faşist cunta rejiminin yönlendirmesiyle, Nikos Sampson’un önderliğinde Enosis (ilhak) hedefiyle gerçekleştirilen darbe; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini yıkmış, adayı Yunanistan’a bağlamak amacıyla masum insanları katleden bir vahşet zincirine dönüşmüştür.

Bu işgal girişimi sırasında sadece Kıbrıslı Rum toplumunun iradesi gaspedilmemiş; aynı zamanda Kıbrıs Türk halkı da hedef alınmış, birçok köyümüzde kadın, çocuk, yaşlı demeden sistematik şekilde katliamlar gerçekleştirilmiş, açık bir etnik temizlik politikası uygulanmıştır.
Demokrat Parti olarak bu acı günleri , sadece bir tarihsel trajedi olarak değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının kendi vatanında yok edilmek istenmesine karşı gösterdiği onurlu direnişin bir sembolü olarak anıyoruz.

15 Temmuz ile 20 Temmuz 1974 arasında geçen beş günlük süreç, uluslararası toplumun suskunluğuna rağmen, Kıbrıs Türk halkının hayatta kalma mücadelesinin en kritik dönemidir. Bu beş gün, insanlık vicdanının sınandığı ve dünyanın görmezden geldiği bir yok oluş sürecidir.

O günlere tanıklık etmiş bir birey olarak, çocukluk yıllarımızın bizden zorla kaçırıldığı , bir insanın hayat boyu taşıyacağı izlerin ilk defa derinleştiği bir gündü 15 Temmuz sabahı…
O sabah Lefkoşa’nın suları içindeydik. Tören Birliği’nin bir mücahit maskotu olarak çalışmalara katıldığım sabahın sessizliğini , Lefkoşa’nın güneyinde başlayan silah sesleri bozdu. Öğle saatlerine doğru bu sesler, artık Türk halkının Lefkoşa yerleşim yerlerine yönelmişti.
Ve ardından o beş gün… 22. Bölükte mahsur kaldığım , 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatına uzanan günlerin akışında , çocuk yaşta katıldığım seferberliğin sürecinde Sınıf Arkadaşım Mustafa’nın tüm ailesiyle birlikte, köy halkıyla beraber Yunan cuntası militanları tarafından canlı canlı gömüldüklerini öğrendiğimiz günlerdi onlar… Yeni doğmuş bebeklerin dahi acımasızca toprağa diri diri gömüldüğü o vahşeti nasıl unutabiliriz? İnsanlığın dibe vurduğu, vicdanların sustuğu o anlar, yalnızca tarih değil, bizim yaşamımızın bir parçası oldu. Bugün hâlâ içimizde kapanmayan bir yaradır. Tek temennimiz, o karanlık günleri bir daha yaşamamak; hiçbir çocuğun, hiçbir annenin, hiçbir halkın böyle bir acıya maruz kalmamasıdır.

Bu sürecin ardından, 20 Temmuz 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin Anavatanımızın Garanti Antlaşması’ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde gerçekleştirdiği mutlu Barış Harekatı, sadece bir askeri müdahale değil; Kıbrıs Türk halkı için yaşama ve var olma hakkının yeniden tesisidir.

Demokrat Parti olarak bir kez daha vurguluyoruz:

15 Temmuz darbesi, sadece anayasal düzeni değil, bir halkın varlığını hedef almıştır.
Bu karanlık gün, asla unutulmayacak, unutturulmayacaktır.
20 Temmuz Barış Harekâtı ise, sadece geçmişin değil, geleceğin de teminatıdır.

Bu vesileyle, 15 Temmuz 1974’te yaşamını yitiren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, halkımızın direncini, birliğini ve vatan sevgisini bir kez daha selamlıyoruz.

Arıklı: 30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü göstergesi
Arıklı: 30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü göstergesi
İçeriği Görüntüle

Kıbrıs Türkü vardır, var olacaktır.