Yazılı açıklama yapan Zeki Çeler, Kıbrıs adasının da içinde olduğu Doğu Akdeniz ve Orta Doğu bölgesinde uzun zamandır çalan savaş tamtamlarının dün İran’ın İsrail’e saldırısıyla fiziki bir gerçeklik kazandığına dikkat çekerek, adanın içinde bulunduğu ateş çemberine işaret etti.

Kıbrıs adasının Orta Doğu yangınının tam ortasında bulunduğuna, güneydeki İngiliz üssünden kalkan savaş uçaklarının İsrail’e destek için İran’a karşı havalandığına dair söylemlerin de dillendirildiğine işaret eden Çeler, bölgedeki İran, İsrail, Suriye, Ürdün, Irak ve Lübnan gibi güçlerin yanı sıra, ABD, Türkiye ve İngiltere’nin de dahil olacağı daha büyük olayların yaşanmasına gebe anlar yaşandığını belirtti.

“Topluma güven verecek bir satır açıklama dahi yapmaktan acizler”

Kıbrıs adasının böylesi bir yangın içinde bulunduğunu söyleyen Çeler, buna rağmen dünden bu yana, ada yarısını yönettiğini iddia edenlerin tek satır açıklama yapmadığını, herhangi bir girişimde bulunmadığını, topluma pozitif etki yaratabilecek tek bir hareket göstermediklerini kaydetti.

Çeler, “Elbette Kıbrıs’ın kuzeyindeki yönetimin hem uluslararası girişimler hem de fiziki savunma koşulları açısından yapabilecekleri sınırlıdır. Bu on yıllara dayanan Kıbrıs sorununun bir getirisi olmakla birlikte, şu anda bunun tahlilini yapmaya çalışmak bize çok bir şey kazandırmayacaktır. Ancak iradesi olan bir yönetimin toplumuna bir nebze güven verecek bir açıklama yapmaktan dahi aciz olması, hiçbir sebeple açıklanamaz” dedi.

“Açıklama yapın, planınız nedir?”

Kurtulmuş’tan KKTC’nin tanınması yönünde önemli mesaj Kurtulmuş’tan KKTC’nin tanınması yönünde önemli mesaj

Adanın herhangi bir çatışmanın ortasında kalmasının ya da çevre ülkelerin birbirini bombalaması sırasında adanın kuzey ya da güneyine bir bombanın düşmesinin çok bariz bir olasılık olduğuna dikkat çeken Çeler, dünyanın gözü bu gerçeklerin üzerindeyken, hiçbir şey olmamışçasına açılışlarda ve festivallerde boy gösteren siyasetçilere tepki gösterdi.

Çeler, “Siz aciz ve iradesiz duruşunuzla bir şeyleri görmezden gelmeye, bizimle ilgili yokmuş gibi algı yaratmaya çalışabilirsiniz ancak toplum yaşananların ne anlama geldiğini biliyor. Derhal çıkın ve konuşun; yukarıdaki olasılıkların birinin gerçekleşmesi durumunda planınız nedir? Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğini nasıl sağlayacaksınız? Kimlerle irtibata geçtiniz ya da geçecek misiniz? Bu gibi soruların cevapları diken üstüne bekleyen Kıbrıslı Türkler için hayati önemdedir” dedi.