Toplantıya UBP’nin siyasi kadrolarının yanı sıra geçmişte partiye ve devlete hizmet etmiş isimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim temsilcileri ve alanında uzman kişiler katıldı.

Çavuş, göreve gelinen ilk günden itibaren tarımın yalnızca bir üretim alanı olarak değil; ekonomik kalkınmanın, gıda arz güvenliğinin, kırsal yaşamın ve ülkenin geleceğinin temel unsurlarından biri olarak ele alındığını belirtti.

Bu anlayış doğrultusunda üreticiyi merkeze alan destek politikalarının güçlendirildiğini, tarımsal ve hayvansal üretimin altyapısının geliştirildiğini, su kaynaklarının daha etkin kullanılmasına yönelik yatırımların hızlandırıldığını ve bilimsel çalışmalar ile teknolojinin üretim süreçlerine daha fazla entegre edildiğini ifade eden Çavuş, ortaya konulan çalışmaların tarım sektörünün geleceğine yönelik kapsamlı bir dönüşümün temelini oluşturduğunu söyledi.

2022 yılında ise ortaya konulan ilkeler doğrultusunda tarım ve doğal kaynaklar alanında kapsamlı bir dönüşüm sürecinin temellerinin atılmaya başlandığını belirten Çavuş, bu sürecin sonraki yıllarda hayata geçirilen projelerle daha da güçlendirildiğini ifade etti.

TARIMSAL DESTEKLER GÜÇLENDİRİLDİ, ÜRETİCİNİN YANINDA OLUNDU

Üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesinin temel önceliklerden biri olduğunu belirten Çavuş, hükümet döneminde tarımsal destek bütçesinin yüzde 321 artırıldığını açıkladı.

Üretici desteklerinin tarihte ilk kez zamanında ödendiğini belirten Çavuş, küçükbaş hayvan üreticilerine 82,5 milyon TL arpa hibesi sağlandığını, 84 üreticiye ise 54,5 milyon TL faiz destekli traktör ve ekipman kredisi imkânı sunulduğunu söyledi.

Genel Tarım Sigortası kapsamında da üreticinin doğal afet ve benzeri risklere karşı korunmasına yönelik önemli kaynak aktarıldığını belirten Çavuş, son üç yılda üreticilere toplam 1,5 milyar TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini ifade etti.

Ayrıca açıkta gerçekleştirilen sebze ve meyve üretimi Tarım Sigortası kapsamına alınarak üreticilerin üretim risklerine karşı korunması güçlendirildi.

SU VE SULAMA YATIRIMLARIYLA ÜRETİM ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLDİ

Tarımın geleceği açısından su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti ile yürütülen iş birliği kapsamında sulama altyapısının güçlendirilmesine yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini belirtti.

Bu süreçte yaşam suyunun öncelikle evlere ulaştırılması sağlanırken, Güzelyurt Ovası da suya kavuşturularak tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım atıldı.

Bu kapsamda 207 kilometrelik sulama ana iletim hattının tamamlandığını ve 25 bin dönüm tarım arazisinin modern sulama sistemine kavuşturulduğunu açıklayan Çavuş, ülke genelindeki 18 göletin rehabilite edildiğini söyledi.

Tarımsal su depolama kapasitesinin 22 milyon metreküpe ulaştırıldığını kaydeden Çavuş, suyun üretimle buluşturulması kadar mevcut kaynakların korunması ve daha verimli kullanılmasının da gelecek dönemin temel öncelikleri arasında yer alacağını ifade etti.

HAYVANCILIKTA ÜRETİM KAPASİTESİ VE VERİMLİLİK ARTIRILDI

Hayvancılık sektöründe yalnızca mevcut üretimin korunmasına değil, genetik kapasitenin ve verimliliğin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Çavuş, 4 bin 800 baş Asaf ırkı küçükbaş hayvanın üreticilerle buluşturulduğunu açıkladı.

Damızlık üretiminin yüzde 140 artırıldığını belirten Çavuş, hayvan sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların da eş zamanlı olarak güçlendirildiğini söyledi.

Şap hastalığına karşı yürütülen yoğun aşılama ve mücadele çalışmaları sonucunda aşılama oranının yüzde 98,5 seviyesine ulaştığını belirten Çavuş, modern teşhis laboratuvarlarıyla veteriner sağlık altyapısının da önemli ölçüde güçlendirildiğini kaydetti.

BİLİMSEL TARIM VE YERLİ TOHUM ÇALIŞMALARI HIZ KAZANDI

Tarımda verimliliğin artırılması ve üretim kararlarının bilimsel veriler ışığında alınması amacıyla araştırma altyapısının geliştirildiğini ifade eden Çavuş, Güzelyurt’ta Toprak-Su Analiz Laboratuvarı’nın kurulduğunu söyledi.

İlk kez Tarım Bakanlığı çatısı altında 3 iklim istasyonu ve erken uyarı sisteminin kurulduğunu belirten Çavuş, DÜÇ’e ait 1.300 dönüm arazinin atıl durumdan çıkarılarak sulanabilir hale getirildiğini ve tohumluk üretimi yapılmasının sağlandığını açıkladı.

Tescilli yerli tohum üretiminin yüzde 220 artırıldığını kaydeden Çavuş, üreticilere ücretsiz toprak analizi hizmeti sunularak doğru gübreleme, verimli üretim ve kaynakların etkin kullanımı konusunda bilimsel temelli bir üretim anlayışının desteklendiğini ifade etti.

İleri teknolojiye sahip tohum temizleme tesisinin tamamlanarak devreye alındığını belirten Çavuş, yerli ve tescilli tohum üretiminin daha yüksek kalite ve verimlilikle sürdürülmesi için önemli bir altyapı oluşturulduğunu söyledi.

Balıkçılık ve su ürünleri sektöründe kayıtlı ve sürdürülebilir bir yapının oluşturulması amacıyla Balıkçılık ve Su Ürünleri Sisteminin Kayıt Altına Alınması (SUBİL) kuruldu.

NARENCİYEDE DEPOLAMA, İŞLEME VE PAZARLAMA KAPASİTESİ ARTIRILDI

Narenciye sektöründe üreticinin ürününü daha uzun süre koruyabilmesi ve daha yüksek katma değerle pazarlayabilmesi amacıyla önemli bir altyapı yatırımı gerçekleştirildiğini belirten Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin katkılarıyla ilk etapta 15 bin ton kapasiteli Güzelyurt Entegre Soğuk Hava Tesisi’nin devreye alındığını ve sektöre önemli katkı sağladığını söyledi.

Paketleme ve işleme kapasitesinin yüzde 85 artırıldığını belirten Çavuş, depolama altyapısının güçlendirilmesiyle birlikte ürünlerin pazarlanma süresinin ve katma değerinin artırıldığını ifade etti.

Yeni ihracat pazarlarının oluşturulmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydeden Çavuş, üreticinin ürününü daha güçlü ve sürdürülebilir pazarlarda değerlendirebilmesinin tarım politikasının önemli hedeflerinden biri olduğunu belirtti.

GIDA GÜVENLİĞİNDE DENETİM VE ANALİZ KAPASİTESİ GELİŞTİRİLDİ

Gıda güvenliğinin üretimden tüketime kadar bütün sürecin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Çavuş, bu alandaki denetim ve analiz çalışmalarının artırıldığını söyledi.

Zeytin Yasası’na ilişkin tüzüklerin hazırlandığını, yasallaştırılarak yürürlüğe konulduğunu ve zeytinyağı ürünlerinin denetlenmesine başlandığını belirten Çavuş, zeytin ve zeytinyağı sektöründe kalite ve denetim altyapısının güçlendirildiğini ifade etti.

Akpınar: 'Karanlık Noktalar ve Riskli Alanlar Haritası' oluşturulmalı
Akpınar: 'Karanlık Noktalar ve Riskli Alanlar Haritası' oluşturulmalı
İçeriği Görüntüle

Pestisit uygunluk oranının yüzde 99,4 seviyesine ulaştığını belirten Çavuş, son iki yılda 195 zeytinyağı tağşiş analizi gerçekleştirildiğini açıkladı.

Aynı dönemde 3 bin 700 gıda güvenliği denetiminin yanı sıra 35 üretim tesisi ve depoda, 40 bitki koruma ürünü satış yerinde denetim gerçekleştirildiğini ifade eden Çavuş, tüketicinin güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişiminin temel öncelikler arasında yer aldığını kaydetti.

2012 yılından beri bekleyen Sürdürülebilir Balıkçılık Tüzüğü’nün Mayıs 2023’te yürürlüğe girdiğini belirten Çavuş, balıkçılık sektörünün daha sürdürülebilir ve düzenli bir yapıya kavuşturulması yönünde önemli bir adım atıldığını söyledi.

Zeytin ve Zeytin Ürünleri Analiz Laboratuvarı’nın kurulduğunu belirten Çavuş, böylece zeytin ve zeytinyağı ürünlerinde analiz ve denetim kapasitesinin daha da güçlendirildiğini kaydetti.

Balıkçılık sektöründe ilk kez balıkçılık malzemesi alımlarının Doğrudan Gelir Desteği kapsamına alındığını belirten Çavuş, üreticilerin destek mekanizmalarından daha etkin şekilde yararlanmasının sağlandığını ifade etti.

ORMANCILIK VE BİTKİ SAĞLIĞINDA KORUMA KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLDİ

Ormancılık alanında özellikle yangınlarla mücadele ve erken müdahale kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımların hızlandırıldığını belirten Çavuş, teknolojik altyapının da bu mücadeleye dahil edildiğini söyledi.

Bu kapsamda 40 adet erken uyarı ve tespit kamerası, 8 yangına ilk müdahale aracı ve 1 dozerin Orman Dairesi filosuna kazandırıldığını açıklayan Çavuş, yangın söndürme helikopterinin de aktif olarak yangınla mücadele çalışmalarında kullanılmaya başlandığını ifade etti.

Yangın Hazır Kuvvet personel sayısının 125’ten 205’e çıkarıldığını belirten Çavuş, böylece yangınlara daha hızlı ve etkin müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini kaydetti.

Orman varlığının artırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Çavuş, 2020-2026 döneminde 573 bin 29 orman fidanının toprakla buluşturulduğunu ve yaklaşık 415 hektarlık alanın ağaçlandırıldığını açıkladı.

Yıllar sonra yeniden Tarımsal Araştırma Enstitüsü Gazimağusa Fidan Satış Birimi’nin hizmete açıldığını belirten Çavuş, fidan üretimi ve temini konusunda önemli bir kapasitenin yeniden oluşturulduğunu söyledi.

Bitki Sağlığı ve Karantina Laboratuvarı’nın kurulması için gerekli yasal ve fiziki altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını ifade eden Çavuş, bitki sağlığı ve karantina hizmetlerinin bilimsel ve teknik kapasitesinin geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Çavuş, gerçekleştirilen yatırımlarla yalnızca yangınlarla mücadele kapasitesinin artırılmadığını, aynı zamanda ülkenin orman varlığının korunması ve gelecek nesillere aktarılması yönünde de önemli bir adım atıldığını söyledi.

SÜT SEKTÖRÜNDE ÜRETİM VE REGÜLASYON KAPASİTESİ BÜYÜTÜLDÜ

Süt sektöründe üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların da sonuç verdiğini belirten Çavuş, SÜTEK’in yıllık süt toplama ve regülasyon kapasitesinin 188 milyon litreye ulaştığını açıkladı.

15 yıldır atıl durumda bulunan 5 süt toplama merkezinin yeniden aktif hale getirildiğini belirten Çavuş, süt sektörünün üretim ve toplama altyapısının güçlendirildiğini söyledi.

Büyükbaş süt üretiminin son iki yılda yüzde 14,5, küçükbaş süt üretiminin ise yüzde 51 oranında arttığını belirten Çavuş, sektörde üretimin artırılması kadar üreticinin korunması ve piyasanın sürdürülebilir şekilde düzenlenmesinin de önem taşıdığını ifade etti.

YENİ DÖNEMDE ÖNCELİK: DİJİTAL, AKILLI VE İKLİME DAYANIKLI TARIM

Gelecek dönemde tarım politikalarının temelinde verimlilik, teknoloji, sürdürülebilirlik ve üreticinin güçlendirilmesinin yer alacağını belirten Çavuş, hayata geçirilen yatırımların yeni dönemde daha ileri bir seviyeye taşınacağını söyledi.

Üretimde verimliliği artıran, dijitalleşmeyi yaygınlaştıran ve su kaynaklarını daha etkin kullanan uygulamaların yaygınlaştırılacağını ifade eden Çavuş, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine karşı dayanıklı üretim modellerinin geliştirilmesine öncelik verileceğini kaydetti.

Gençlerin tarım sektöründe daha fazla yer almasını sağlayacak yeni uygulamaların da hayata geçirileceğini belirten Çavuş, tarımın gençler için teknolojik, yenilikçi ve sürdürülebilir bir çalışma alanına dönüştürülmesinin gelecek vizyonunun önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.

BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜRETİMİN HER AŞAMASINA ENTEGRE EDİLECEK

Tarımda geleceğin yalnızca daha fazla üretim yapmakla değil, doğru teknolojiyi doğru zamanda kullanmakla şekilleneceğini vurgulayan Çavuş, bilimsel araştırmaların ve teknolojik uygulamaların üretimin her aşamasına daha fazla entegre edileceğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli uygulamalar, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılacağını belirten Çavuş, elde edilen verilerin üretim süreçlerinde daha etkin kullanılacağını söyledi.

Gıda güvenliğini daha da güçlendiren, doğal kaynakları koruyan ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan yatırımlarla tarım sektörünün geleceğe hazırlanacağını ifade eden Çavuş, üreticinin bilgiye, teknolojiye ve modern üretim altyapısına erişimini artıracak politikaların sürdürüleceğini kaydetti.

“HEDEFİMİZ, KENDİ KENDİNE YETEBİLEN GÜÇLÜ BİR TARIM SEKTÖRÜ OLUŞTURMAK”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın ortaya koyduğu çalışmaların yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeyi değil, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da güvence altına almayı hedeflediğini belirten Çavuş, güçlü altyapısı, yüksek üretim kapasitesi, modern teknolojisi ve rekabet gücüyle sürdürülebilir bir tarım sektörü oluşturma hedefinde kararlı olduklarını vurguladı.

Çavuş, üreticiyi merkeze alan politikaları sürdürürken doğal kaynakların korunmasını, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesini ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliğinin sağlanmasını önceliklendireceklerini ifade etti.

“Vizyonumuz; üreticisi güçlü, altyapısı modern, teknolojiyi etkin kullanan, doğal kaynaklarını koruyan ve kendi kendine yetebilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir” diyen Çavuş, tarım sektörünü yalnızca bugünün üretim alanı olarak değil, ülkenin ekonomik ve stratejik geleceğinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini söyledi.

Çavuş, önümüzdeki dönemde de üreticinin yanında olmaya, tarımsal altyapıyı geliştirmeye, bilim ve teknolojiyi üretimle buluşturmaya ve tarımı gelecek nesillere güçlü bir miras olarak bırakacak yatırımları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı.

SAVAŞAN: “TARIM BU ÜLKEDE SADECE ÜRETİM DEĞİL, KİMLİK MESELESİDİR”

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, toplantının kapanışında tarımın Kuzey Kıbrıs için ekonomik bir sektörden fazlasını ifade ettiğini vurguladı. Savaşan, “Tarım bu ülkede sadece bir iş kolu değil, kimlik meselesidir. Sahayı dinlemeden masa başında politika yazılmaz; biz önce dinledik, sonra kalemi elimize aldık” dedi.

Vizyon ve Proje Çalıştayı’nda üç bini aşkın katılım sağlandığını hatırlatan Savaşan, ” çalıştayımızı tamamladığımızda elimizde temennilerin değil, takvimi ve sorumlusu belli işlerin listesi olacak. Verdiğimiz sözün takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.