Geçmişte kendisinin ve eşinin de benzer olaylar yaşadığını belirten Arıklı, öğretmenin “yargısız infaza” uğramış olabileceğini savundu.

Arıklı, 1986 yılında Ankara Yükseliş Koleji’nde öğretmenlik yaptığı dönemde yaşadığı bir olayı anlattı.

Çeler’den gençlik vurgusu: Bu ülkenin gençlerine kimse tembel diyemez
Çeler’den gençlik vurgusu: Bu ülkenin gençlerine kimse tembel diyemez
İçeriği Görüntüle

Derste temizlik ve misvak konusunu işlerken söylediklerinin çarpıtıldığını ifade eden Arıklı, bazı velilerin kendisini “diş fırçası haramdır” dediği iddiasıyla şikayet ettiğini belirtti.

O dönem bir CHP milletvekilinin de şikayetçiler arasında bulunduğunu söyleyen Arıklı, daha sonra öğrencilerin ifadeleriyle gerçeğin ortaya çıktığını ve velilerin kendisinden özür dilediğini kaydetti.

Bir diğer hatırasının ise eşi Nurgün Arıklı’nın öğretmenlik dönemine ait olduğunu aktaran Arıklı, eşinin öğrencilerine Kur’an-ı Kerim meali dağıtılabileceğini söylemesi sonrası bazı çevreler tarafından hedef alındığını ifade etti. O dönemde de eşinin “şeriat propagandası yapmakla” suçlandığını belirten Arıklı, olayın medya ve sendikalar tarafından büyütüldüğünü savundu.

Arıklı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Demem o ki, Salih Hoca da büyük ihtimalle tıpkı benim veya Nurgün Hocahanımın uğradığı yargısız infaza uğramıştır. Yoksa aklı başında bir öğretmen, Atatürk ile ilgili olumsuz bir ifade kullanabilir mi? Veya kadınların çalışmasına karşı çıkabilir mi?”