Akpınar yayımladığı açıklamada, geçmiş yıllarda uygulanan siyasi tercihlerin KKTC’nin kurumsal kapasitesini, halkın siyasete duyduğu güveni ve ekonomik gelişme kabiliyetini zayıflattığını savundu.

Bugün yaşanan sorunların yalnızca son birkaç yılın sonucu olmadığını belirten Akpınar, geçmişte görev yapan yönetimlerin yanlış tercihlerinin ve ertelenen reformların da mevcut sorunlarda etkili olduğunu ileri sürdü.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Hristodulidis’e: Erdoğan’ı hedef alan terbiyesiz ifadeleri aynen iade ediyoruz
Dışişleri Bakanlığı’ndan Hristodulidis’e: Erdoğan’ı hedef alan terbiyesiz ifadeleri aynen iade ediyoruz
İçeriği Görüntüle

“Tüketilmiş çözüm modellerine dönülemez”

Kıbrıs sorununun yıllardır sonuç üretmeyen müzakere modelleri arasında sıkıştırıldığını savunan Akpınar, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin “tüketilmiş çözüm modellerine ve belirsiz müzakere takvimlerine teslim edilemeyeceğini” kaydetti.

Geçmişte yaşanan acıların ve haksızlıkların unutulmayacağını ifade eden Akpınar, buna karşın geleceğin “kin, nefret ve intikam duyguları” üzerinden kurulamayacağını belirtti.

Akpınar, Güney Kıbrıs ile Birleşmiş Milletler çerçevesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen siyasi eşitliğinden taviz vermeden iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sağlık, çevre, enerji, ticaret, eğitim, turizm, kültür, afet yönetimi ve iklim değişikliği gibi alanlarda iş birliğinin geliştirilmesinin egemenlikten vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Akpınar, “Barış istemek teslimiyet değildir. Diyalog kurmak haklarımızdan vazgeçmek değildir. Uzlaşı aramak geçmişimizi unutmak değildir” ifadelerini kullandı.

“Gerçek sorunlar vaatlerle değil, devlet aklıyla çözülür”

Yeni bir seçim dönemine girilirken siyasi partilerin vaatlerini sıralamaya başladığını belirten Akpınar, temel meselenin ülkenin sorunlarının kaynağına inebilecek siyasi iradenin ortaya konulması olduğunu savundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’ye yönelik katkılarının önemine dikkat çeken Akpınar, altyapı, su, üretici destekleri, savunma ve güvenlik alanlarında Türkiye’nin desteğinin devam ettiğini belirtti.

Akpınar, Türkiye ile ilişkilerin güçlü iş birliği ve karşılıklı saygı temelinde geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek, hedeflerinin yardımlarla günü kurtaran bir anlayış yerine üretim, yatırım, eğitim, turizm, yüksek teknoloji ve uluslararası iş birlikleriyle ekonomik kapasitesi güçlenen bir KKTC olduğunu söyledi.

“Ayrıştıran siyaset gelecek sunamaz”

“Kıbrıslı–Türkiyeli” ayrımı üzerinden siyaset yapılmasını eleştiren Akpınar, toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getiren siyasi anlayışların birlik ve huzur sağlayamayacağını savundu.

Özel sektörün ve yatırımcının desteklenmesi gerektiğini de belirten Akpınar, KKTC’nin ihtiyacının “ayrıştıran değil birleştiren, korkutan değil güven veren, tüketen değil üreten, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir siyaset” olduğunu kaydetti.

“Bu iradenin temel hedefleri açık”

Türkiye ile ekonomik ve mali iş birliğinin kaynak aktarımının ötesine taşınması gerektiğini ifade eden Akpınar, üretim, yatırım, istihdam, teknoloji, eğitim, enerji güvenliği ve ihracat kapasitesine dayalı kalıcı bir kalkınma modelinin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Akpınar, Demokrat Parti’nin hedefleri arasında Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve devlet statüsünün savunulması, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi, Güney Kıbrıs ile iyi komşuluk ilişkilerinin kurulması, KKTC’nin uluslararası görünürlüğünün artırılması, ekonominin üretim ve yatırım temeline oturtulması ile liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesinin bulunduğunu belirtti.

“Bu irade Demokrat Parti’de vardır”

Açıklamasının son bölümünde Demokrat Parti’yi işaret eden Akpınar, partinin “diplomatik birikim, siyasi tecrübe, ekonomik vizyon ve toplumsal kucaklayıcılığa” sahip olduğunu savundu.

Akpınar, Demokrat Parti’nin iktidar hedefinin ötesinde devleti yeniden işler hale getirme, ekonomiyi güçlendirme, adalet ve liyakati hakim kılma hedefi taşıdığını belirtti.

“Dünü unutmayacağız, ancak yarını dünün düşmanlıklarıyla kurmayacağız” diyen Akpınar, açıklamasını “Artık barış, uzlaşı, üretim ve ortak gelecek zamanıdır. Halkımızın güveniyle sorumluluk almaya hazırız. İktidara hazırız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğini halkımızla birlikte inşa etmeye hazırız” ifadeleriyle tamamladı.