AB Komisyonu sözcülerinden Louise Bogey, AA muhabirinin "Türk tarafının atama öncesinde görüşü alınmamışken ve AB'nin 2004 Annan Planı sonrasında Kıbrıs Türklerine verdiği sözler de yerine getirilmemişken Kıbrıs Türkleri AB'yi nasıl güvenilir ve tarafsız bir kolaylaştırıcı olarak görülebilir?" sorusunu yanıtladı.

AB'nin ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda ve AB'nin ilkeleri, değerleri ve mevzuatına uygun şekilde "Kıbrıs'ın yeniden birleşmesine" güçlü biçimde bağlı olduğunu belirten Bogey, yeni Özel Temsilcisi Raffaele Fitto'nun BM Genel Sekreteri'nin Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'la yakın işbirliği içinde çözüm sürecine katkı sağlayacağını söyledi.

- "Tüm paydaşlarla temas kuracak"

Çayırova yolunda 31 Temmuz'a kadar çalışma
Çayırova yolunda 31 Temmuz'a kadar çalışma
İçeriği Görüntüle

"Fitto, müzakerelerin yeniden başlaması için uygun zemini hazırlamak ve tüm ilgili taraflar ile muhataplar arasında güven tesis edilmesini desteklemek amacıyla ilgili tüm paydaşlar ve muhataplarla temas kuracaktır. Bu kapsamda özellikle Kıbrıs'taki her iki toplum da yer almaktadır." ifadelerini kullanan Bogey, atamanın ilgili muhataplarla yürütülen kapsamlı temasların üzerine inşa edildiğini vurguladı.

AB Komisyonu sözcülerinden Olof Gill ise "Burada yönetişim, bölgesel işbirliği ve kurumsal diyalog alanlarında son derece ilgili ve kapsamlı deneyime sahip, tecrübeli üst düzey bir siyasetçiden söz ediyoruz. Kendisi belirli bir nedenle görevlendirildi. Çünkü onun, süreci ileriye taşıyacak gerekli beceri ve deneyime sahip olduğuna inanıyoruz." dedi.

AB Komisyonu, dün, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak görevlendirildiğini duyurmuştu.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana, yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) AB üyesi olması ve veto hakkı bulunması nedeniyle Birliğin müzakerelerde tarafsız olmasının beklenemeyeceğini belirterek, geçen süreçte AB'nin çeşitli kurumlarının aldığı tek taraflı kararlarla yaptığı taraflı açıklamaların bunun en önemli göstergesi olduğunu kaydetmişti.

KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da "Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmaksızın ve Kıbrıs Türk halkı yok sayılarak yapılan bu atama, provokatif bir adım olup AB'nin Kıbrıs konusuna dair taraflı tutumunu bir kez daha gözler önüne sermektedir." ifadesi kullanılmıştı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli ise atamanın AB'nin "iç meselesi" olduğuna işaret ederek, "AB’nin, 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı’nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını AB üyeliğine kabul ederek Kıbrıs meselesi bağlamında tarafsızlığını yitirdiğini bir kez daha hatırlatıyoruz." ifadesine yer vermişti.